Çocukların okuma başarısı denildiğinde akla ilk olarak kitap okuma alışkanlığı, dersler ve aile desteği geliyor. Ancak Türkiye'deki ilkokul öğrencilerinin verileriyle yapılan bilimsel araştırma, okulda yaşananların da önemli olduğunu gösterdi. Çalışmada, öğrencilerin okuma başarısıyla en güçlü olumsuz ilişkiyi gösteren öğrenci düzeyi değişkeni akran zorbalığı oldu. Başarıyla en güçlü olumlu ilişki ise çocukların kendi okuma becerilerine duydukları güvende görüldü.
BAŞARIYLA EN GÜÇLÜ OLUMSUZ İLİŞKİ ZORBALIKTA GÖRÜLDÜ
Burçin Coşkun ve Selma Akol Göktaş'ın araştırması, çocukların okuma performansını yalnızca akademik özelliklerle değil, okulda yaşadıkları deneyimlerle birlikte ele aldı. PIRLS 2021 Türkiye verilerinin analizinde, akran zorbalığına ilişkin değişken ile okuma başarısı arasında olumsuz bir ilişki belirlendi. Üstelik bu ilişki, araştırmada incelenen öğrenci düzeyi değişkenleri arasındaki en güçlü olumsuz ilişkiydi. Bulgular, çocukların akranlarıyla yaşadığı sorunların akademik sonuçlarıyla da bağlantılı olabileceğine işaret etti.
OKUMA BAŞARISINDA ÖZGÜVEN FARKI
Araştırmada başarıyla olumlu ilişki gösteren değişkenlerin başında ise okuma özgüveni geldi. Kendi okuma becerilerine güvenen öğrencilerin daha yüksek okuma performansı gösterme eğiliminde olduğu belirlendi. Okumaktan keyif alma, derslere katılım ve dijital becerilere duyulan güven de okuma başarısıyla anlamlı ilişki gösterdi. Ailenin sosyoekonomik durumu da bu değişkenler arasında yer aldı.
SINIFTA DİJİTAL CİHAZ BULUNMASI DA ÖNE ÇIKTI
Araştırmacılar, öğrencilerin bireysel özelliklerinin yanı sıra sınıflardaki eğitim koşullarını da inceledi. Sınıfta dijital cihaz bulunması, sınıf düzeyindeki değişkenler arasında okuma başarısıyla en güçlü olumlu ilişkiye sahip unsur oldu. Öğretmenlerin deneyimi, öğrencilere sunulan okuma materyalleri ve dil güçlükleri de başarıyla ilişkili bulundu. Bu sonuçlar, sınıf ortamının çocukların okuma performansıyla bağlantısını gösterirken dijital cihazların tek başına başarıyı artırdığı anlamına gelmiyor.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE FARKLI BİR SONUÇ ÇIKTI
Çalışmada okul öncesi eğitime katılım ve evdeki okuma ortamı da değerlendirildi. Ancak okul öncesi eğitim geçmişi, ebeveynlerin okumaya ilgisi ve evde sınav dilinin konuşulma sıklığı ile okuma başarısı arasında kullanılan istatistiksel modelde anlamlı bir ilişki bulunmadı. Araştırmanın bu sonucu, söz konusu özelliklerin çocukların gelişiminde etkisiz olduğunu kanıtlamıyor. Bulgular yalnızca incelenen veri ve model kapsamında değerlendiriliyor.
TÜRKİYE'NİN OKUMA VERİLERİ MERCEK ALTINA ALINDI
Studies in Educational Evaluation dergisinde 2026 yılında yayımlanan araştırmada, Uluslararası Okuma Becerilerinde Gelişim Araştırması'nın (PIRLS) 2021 Türkiye verileri kullanıldı.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma performansı, öğrenci ve sınıf düzeyindeki özellikleri birlikte inceleyen çok düzeyli istatistiksel yöntemle analiz edildi. Çalışmanın sonuçları, çocukların okuma başarısını değerlendirirken yalnızca ders performansına değil, akran ilişkilerine, özgüvenlerine ve öğrenim gördükleri sınıfın koşullarına da bakılması gerektiğini ortaya koydu.