Peş peşe yaşanan okul saldırılarının ardından öğrenciler ve ailelerde tedirginlik sürerken, eğitimdeki güncel veriler dikkat çekici bir gerilemeyi ortaya koydu. Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) tarafından hazırlanan rapora göre, 14–17 yaş grubunda net okullaşma oranı son iki yılda düşüş gösterdi. Eğitimciler, bu sorunun birçok sosyal, ekonomik, psikolojik sebepten kaynaklandığını belirtti.
HER 7 ÇOCUKTAN 1’İ EĞİTİM DIŞINDA
Türkiye’de eğitim sistemine ilişkin yeni veriler, zorunlu eğitim çağındaki çocukların okulla gitmemesine dikkat çekti. Eğitim-Bir-Sen’in “Eğitime Bakış: İzleme ve Değerlendirme Raporu’na göre 14–17 yaş grubunda net okullaşma oranı son iki yılda sert bir düşüş göstererek yüzde 86,4’e geriledi. Aynı yaş grubunda yaklaşık her 7 çocuktan 1’inin eğitim dışında kaldığı belirlendi. Son iki yılda yaklaşık 8 puanlık bir düşüş yaşandı. Toplam öğrenci kaybının yüzde 62’si lise düzeyinde gerçekleşti.
COĞRAFYA KADER OLMAYA DEVAM EDİYOR
Okulu bırakma oranında bölgesel farklılıklar da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ağrı, Şanlıurfa ve Muş gibi illerde artış görülürken, bazı iller ile bu bölgeler arasında 30 puanı aşan farklar oluştu. Erkeklerde en düşük oran Ağrı’da yüzde 68,6, kızlarda ise Şanlıurfa’da yüzde 69,3 olarak kaydedildi. Buna karşılık Rize ve Burdur gibi illerde oranların yüzde 94–99 bandına kadar çıktığı belirtildi.
14-17 YAŞ ARALIĞI İ EN RİSKLİ DÖNEM
Kampüs Haber’e konuşan Eğitim Bilimci Dr. Öğr. Üyesi Demet Özmat, çocukların okula gitmeme nedenlerini değerlendirdi.
Zorunlu eğitimin 14–17 yaş aralığında kritik bir dönem olduğuna dikkat çeken Özmat, “14–17 yaş grubunda net okullaşma oranındaki gerileme özellikle dikkatle incelenmelidir. Çünkü bu yaş aralığı, öğrencilerin zorunlu eğitimin son evresinde olduğu ve eğitimden kopuş riskinin en fazla arttığı dönemlerden biridir” dedi.

SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI ETKİLİ
Özmat, çocukların okula gitmek istememelerinin birçok sebebi olduğunu vurgulayarak, “Son yıllarda dijitalleşme, sosyal medya etkisi, pandemi sonrası öğrenme kayıpları ve gençlerin eğitim sistemine yönelik motivasyonlarında yaşanan değişimlerin de etkili olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki eğitim eşitsizliğine de değinen Özmat, sorunun öğrencilerin potansiyelinden kaynaklanmadığını, temel problemin fırsat eşitsizliği olduğunu ifade etti. Özmat, “Raporda da bölgesel farklılıkların devam ettiği görülüyor. Coğrafi koşullar, ulaşım sorunları, ekonomik yetersizlikler, öğretmen sürekliliğinin sağlanamaması ve bazı bölgelerde kız çocuklarının eğitime erişiminde yaşanan güçlükler, eğitime devamı zorlaştırabiliyor” ifadelerini kullandı.