Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, üniversitelerin mikro yeterlilik uygulamalarına ilişkin çalışmalarını hızlandırmasını istedi. Sinop Üniversitesi 2026-2027 Akademik Açılış Töreni'nde konuşan Özvar, üniversite dışında kazanılan bilgi ve becerilerin yükseköğretim sistemi içinde tanınmasına imkân sağlayan mikro yeterliliklerin önemine dikkat çekti. YÖK'ün mikro yeterliliklere ilişkin çerçeve niteliğindeki usul ve esasları üniversitelerle paylaştığını hatırlatan Özvar, yükseköğretim kurumlarının kendi düzenlemelerini gecikmeden hazırlaması gerektiğini belirtti.
ÜNİVERSİTELERE YÖNERGE ÇAĞRISI
Özvar, mikro yeterliliklerin öğrencilerin farklı ortamlarda kazandıkları bilgi, deneyim ve becerilerin üniversiteler tarafından tanınmasını sağlayacağını ifade etti. Bu uygulamaların yükseköğretim sistemine kalite standartlarından ödün verilmeden entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, üniversitelerin kendi yönergelerini bir an önce hazırlamasını istedi.
DİJİTAL ÜNİVERSİTE PLATFORMU MİKRO YETERLİLİKLERDE KULLANILABİLİR
Geçen yıl Veri Analizi Okulu ve Yapay Zekâ Okulu kapsamında yürütülen eğitimlerin bu yıl Türkiye'nin ilk Dijital Üniversite Platformu'na dönüştürüldüğünü belirten Özvar, platformun mikro yeterlilikler açısından da değerlendirilebileceğini söyledi. Özvar, “Dijital Üniversite Platformu’nu hayata geçirdik. Mikro yeterlilikler konusunda da bu platformu değerlendirebileceğimizi bilmenizi isterim.” dedi.
Geçen yıl gerçekleştirilen eğitimlere ülke genelinde 130 binden fazla başvuru yapıldığını ve 30 bini aşkın kişinin programa katıldığını aktaran Özvar, katılımcılar arasında öğrenciler, akademisyenler, milletvekilleri, banka temsilcileri ve kamu çalışanlarının bulunduğunu söyledi. Bu yıl 16 ders modülünden oluşacak eğitimlerin kasım ayında başlayacağını açıklayan Özvar, başvuruların başladığını bildirdi.
ÜNİVERSİTELERDE DERS SAYILARI AZALTILACAK
Özvar'ın gündemindeki bir diğer başlık üniversite müfredatlarının sadeleştirilmesi oldu. Türkiye'deki lisans öğrencilerinin Avrupa Yükseköğretim Alanı'ndaki ortalama bir öğrencinin yaklaşık iki katı kadar ders aldığını belirten Özvar, mevcut ders sayısıyla devam etmenin mümkün olmadığını ifade etti.
Üniversite rektörlerinden sadeleştirme çalışmalarını hızlandırmalarını isteyen Özvar, mümkün olması hâlinde ilk örneklerin 2026-2027 akademik yılının ikinci döneminde görülmesini beklediklerini söyledi.
“VAZGEÇİLEMEYECEK DERS YOK”
Ders sayılarının azaltılmasının eğitim kalitesinden taviz verilmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Özvar, “Vazgeçilemeyecek ders yok. Vazgeçilemeyecek konular olabilir, temalar olabilir.” ifadelerini kullandı. Özvar, derslerin isimlerinden çok içeriklerine odaklanılması ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinin de yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
GELECEĞİN MESLEKLERİ İÇİN YAKLAŞIK 80 YENİ PROGRAM
Yükseköğretimde dijital dönüşüm ve değişen iş gücü ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Özvar, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 yeni programın üniversitelerde açıldığını söyledi.
Geleceğin Meslekleri ve Dijital Dönüşüm Seferberliği kapsamında yürütülen çalışmalarla beceri açığının azaltılması ve eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi hedefleniyor. Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Geliştirme Programı kapsamında ise stratejik teknoloji alanlarında doktora yapacak 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edilmesi planlanıyor.