İstanbul'da Biruni Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2. Uluslararası Kekemelik ve Öz Yardım Sempozyumu, farklı ülkelerden uzmanları, akademisyenleri ve kekemeliği olan bireyleri bir araya getirdi. İki gün süren programda klinik uygulamalar, kişisel deneyimler, öz yardım çalışmaları ve toplumsal farkındalık konuları ele alındı.
“KEKEMELİĞİ OLAN BİREYLERİN SESİ MERKEZDE OLMALI”
Sempozyumun açılış konuşmalarını Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Samet Tosun, Dr. Öğr. Üyesi ve Dil ve Konuşma Terapisti Çağdaş Karsan ile Kekemeler Derneği Kurucu Başkanı Özüm Alemdar yaptı.
Doç. Dr. Samet Tosun, kekemeliğin yalnızca konuşmayla sınırlı olmadığını, bireylerin günlük yaşamlarını, sosyal ilişkilerini ve kendilerini ifade etme süreçlerini de etkilediğini belirtti.
Kekemeliği anlamak için kişisel deneyimlerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Tosun, “Kekemeliği anlamaya yönelik her çabanın merkezinde kekemeliği olan bireylerin kendi seslerinin ve deneyimlerinin bulunması büyük önem taşıyor.” dedi.
Tosun, öz yardım buluşmalarının bireylerin deneyimlerini paylaşmalarına, kendilerini anlaşılmış hissetmelerine ve yalnız olmadıklarını görmelerine katkı sağladığını ifade etti.
“BİR ARAYA GELDİĞİMİZDE ORTAK BİR BAKIŞ AÇISI GELİŞTİREBİLİRİZ”
Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi ve Dil ve Konuşma Terapisti Çağdaş Karsan, kekemeliği olan bireylerle terapistlerin bir araya gelmesinin karşılıklı öğrenme açısından önem taşıdığını söyledi.
Kekemeliğin farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karsan, “Ancak yan yana geldiğimizde aynı yöne bakabiliriz, aynı manzarayı görebiliriz, birbirimizin deneyimlerinden öğrenebiliriz ve ortak bir bakış açısı geliştirebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Karsan, kekemeliği olan bireylerin yürüttüğü dayanışma çalışmalarının terapistler ve akademisyenler için de önemli bir ilham kaynağı olduğunu dile getirdi.
KEKEMELER DERNEĞİ'NİN KURULUŞ HİKÂYESİNİ ANLATTI
Kekemeler Derneği Kurucu Başkanı Özüm Alemdar, kendi kekemelik deneyiminden hareketle derneğin kuruluş sürecini ve öz yardım çalışmalarını anlattı.
Benzer deneyimleri yaşayan bireylerin bir araya gelmesi amacıyla başlattığı buluşmaların zamanla büyüdüğünü belirten Alemdar, bu dayanışmanın Nisan 2017'de derneğin kurulmasına uzandığını aktardı.
“KENDİLERİNİ ÖZGÜRCE İFADE EDEBİLMELERİNİ ÖNEMSİYORUZ”
Derneğin gönüllülük ve dayanışma temelinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Alemdar, “Özgürce Kekele” sloganının kekemeliği olan bireylerin kendilerini ifade edebilmeleri açısından önem taşıdığını söyledi.
Alemdar, “Biz ‘Ya kekelersem’ korkusunu bertaraf ediyoruz. Kekemeliği olan bireylerin konuşma kaygısından uzaklaşarak kendilerini özgürce ifade edebilmelerini önemsiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
UZMANLAR VE BİREYSEL DENEYİMLER BİR ARAYA GELDİ
Sunumlar ve atölye çalışmalarıyla gerçekleştirilen sempozyumda, kekemeliğin bireylerin yaşamına etkileri ve öz yardım çalışmalarının rolü farklı yönleriyle değerlendirildi.
Etkinlik, akademik bilgiyi kişisel deneyimlerle buluşturarak kekemeliğe yönelik farkındalığın artırılmasını ve dayanışmanın güçlendirilmesini amaçladı.