YÖK Başkanı Erol Özvar, Marmara Üniversitesindeki konuşmasında çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmasını doğru bulmadıklarını belirtti. Üniversitelere sınav yöntemleri konusunda uyarı yapıldığını açıklayan Özvar, akademisyenlere yapay zekâ eğitimi verilmesini ve lisans müfredatlarının sadeleştirilmesini istedi.
HUKUK FAKÜLTELERİNDE BİLE ÇOKTAN SEÇMELİ SINAVLAR YAYGINLAŞIYOR
YÖK'ün üniversitelerde yaptığı kısa anketlerin sonuçlarına değinen Özvar, çoktan seçmeli sınav yönteminin hukuk fakültelerinde de yaygınlaşmaya başladığını belirtti. Benzer bir eğilimin sosyal bilimler, sağlık, mühendislik, ilahiyat, eğitim ve teknik alanlardaki programlarda görüldüğünü söyledi.
Özvar, sınavların yalnızca öğrencilerin bilgilerini değil, muhakeme ve uygulama becerilerini de ölçmesi gerektiğine dikkat çekti. Hukuk öğrencilerinin gerekçeli görüş oluşturabilmesi, mühendislik öğrencilerinin problem çözebilmesi ve sosyal bilimler öğrencilerinin kanıtlara dayalı yorum yapabilmesinin önemini vurguladı.
YÖK, SINAV UYGULAMALARINI TAKİP EDECEK
İkinci öğretimin kaldırılması ve öğrenci kontenjanlarının daha makul seviyelere gelmesiyle birlikte sınav yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özvar, çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmasını yükseköğretimin niteliği açısından uygun bulmadıklarını söyledi.
Akademisyenlerden öğrencilerin düşünme, gerekçelendirme ve öğrendiklerini uygulama becerilerini ortaya koyabilecek değerlendirme yöntemleri kullanmalarını isteyen Özvar, “Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı olarak bu hususta üniversitelerimize gerekli uyarılarda bulunduk.” dedi. YÖK'ün sınav uygulamalarının programların hedefleri ve öğrenme kazanımlarıyla uyumunu yakından izleyeceğini bildirdi. Açıklamada çoktan seçmeli sınavların tamamen kaldırılmasına ilişkin bir karar yer almadı.
AKADEMİSYENLER İÇİN YAPAY ZEKÂ KURSLARI İSTENDİ
Özvar, üniversitelerde görev yapan bütün öğretim elemanlarının yapay zekâ araçlarını kullanabilecek düzeyde eğitim alması gerektiğini belirtti. 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde tüm programları kapsayacak kursların gecikmeden başlatılmasını isteyen Özvar, “Bu konuda hiçbir hocamız geride kalmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
Akademisyenlerin yapay zekâ teknolojilerini çoğunlukla bireysel çabalarıyla öğrendiğini söyleyen Özvar, bunun artık yeterli olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Bütün hocalarımız yüksünmeden, çekinmeden bu kursları almak durumundadır. Ben biliyorum, ben kendim hallederim, daha iyisini yaparım gibi gerekçelerle bu kurslardan uzak kalınmamalıdır.” Özvar, eğitimlerde mühendislik fakültelerinden destek alınabileceğini ve üniversitelerin yapay zekâ kullanımına yönelik akademik rehberler hazırlaması gerektiğini de söyledi.
LİSANS MÜFREDATLARINDA SADELEŞME BEKLENİYOR
Üniversitelerde bazı derslerin güncelliğini kaybettiğini ve uygulamayla bağının zayıfladığını ifade eden Özvar, lisans programlarının değişen ihtiyaçlara göre düzenlenmesini istedi.
Ders içeriklerindeki tekrarların azaltılması, öğrencilerin konuları daha derinlemesine öğrenmesi ve uygulamalı çalışmalara daha fazla zaman ayrılması gerektiğini belirtti. Özvar, teorik eğitimin korunması gerektiğini ancak öğrencilerin haftalık iş yükünün yeniden değerlendirilmesini istedi. Ders planlamalarında bireysel çalışma, araştırma, proje ve uygulama faaliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ 2027'DE YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK
Araştırma üniversitelerinin performansına da değinen Özvar, “Önümüzdeki yıl Araştırma Üniversiteleri Ligi yeniden belirlenecek.” dedi. Marmara Üniversitesini uluslararası sıralamalarda öncelikle ilk 1000 içinde görmek istediklerini belirten Özvar, akademisyenlerden bilimsel yayın ve araştırma çalışmalarını artırmalarını beklediklerini söyledi.
GENÇ AKADEMİSYENLERE AYLIK YAKLAŞIK BİN DOLAR DESTEK
Özvar, yurt dışında doktora sonrası araştırma yapacak genç akademisyenlere yönelik destek programının üç yıldır sürdüğünü hatırlattı. Program kapsamında araştırmacılara aylık yaklaşık bin dolar destek sağlandığını belirterek üniversitelerde görev yapan genç akademisyenleri bu imkândan yararlanmaya çağırdı.
VERİ ANALİZİ OKULUNDA 30 BİN KİŞİYE ULAŞILDI
YÖK himayesinde yürütülen Veri Analizi Okulu'nun geçen yıl yaklaşık 30 bin aktif katılımcıya ulaştığını açıklayan Özvar, programın kapsamının genişletileceğini söyledi. Marmara Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen çalışmalara ODTÜ, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesinin ardından Yıldız Teknik Üniversitesinin de katıldığını belirtti. Yeni modüller ve Sürdürülebilirlik Okulu ile programın Dijital Yükseköğretim Platformuna dönüştürülmesinin hedeflendiğini açıkladı.
FİLİSTİNLİ ÖĞRENCİLER İÇİN ÇEVRİM İÇİ EĞİTİM GÜNDEMDE
Gazze'deki öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmesine yönelik çalışmalara da değinen Özvar, Gazze kökenli uluslararası öğrencilerden Türkiye'deki üniversitelerde öğrenim ücreti alınmadığını söyledi. Filistin'de yaşayan öğrenciler için çevrim içi ön lisans ve lisans tamamlama dersleri ile programlarının hayata geçirilmesinin gündemde olduğunu belirtti.
GÖZTEPE KAMPÜSÜNDE TEKNOLOJİ ÜSSÜ HEDEFİ
Marmara Üniversitesinin Göztepe Kampüsü'ne ilişkin planlamaları da değerlendiren Özvar, kampüsün yüksek teknoloji odaklı bir merkeze dönüşmesini önemsediklerini ifade etti.
Üniversite yönetiminden bu doğrultuda gerekli planlamaları yapmasını beklediklerini söyleyen Özvar, Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi'nde devam eden üçüncü etap çalışmalarının tamamlanmasına da değindi. Özvar ayrıca üniversitelerin “Terörsüz Türkiye” sürecinin toplumsal, kültürel, hukuki ve ekonomik boyutlarına yönelik akademik çalışmalar yürütmesini istedi.