Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte çocuklarını hem eğitecek hem de güvenli bir ortamda tutacak aktivite arayışına giren aileler, ekonomik koşullara göre farklı alternatiflere yöneliyor; bütçesi elverenler özel yaz okullarını tercih ederken, dar gelirli ailelerin tek güvencesi belediyelerin ücretsiz kursları oluyor.
ÖZEL YAZ OKULLARININ FİYATLARI CEP YAKIYOR
Ekonomik durumu iyi olan aileler, çocuklarının yaz dönemini dil eğitimi, yüzme, tenis ve robotik kodlama gibi zengin içeriklerle değerlendirmesi için özel kulüplere ve kolejlerin yaz okullarına yöneliyor. Ancak bu kursların yüksek kayıt ücretleri, servis ve yemek masrafları eklendiğinde orta ve alt gelir grubundaki aileler için ulaşılmaz bir lüks haline geliyor. Çocuklarına akranlarıyla eşit şartlarda eğitim aldırmak isteyen pek çok veli, yüksek fiyatlar karşısında alternatif yollar aramak zorunda kalıyor.
DAR GELİRLİ AİLELERİN SIĞINAĞI BELEDİYE KURSLARI
Özel kursların maliyetlerini karşılayacak bütçesi bulunmayan aileler ise çözümü yerel yönetimlerin sunduğu imkanlarda buluyor. İl ve ilçe belediyeleri tarafından ücretsiz ya da sembolik ücretlerle açılan yaz spor okulları, bilim atölyeleri ve sanat kursları, dar gelirli ailelerin çocukları için adeta can simidi oluyor. Belediyelerin sunduğu bu hizmetler, çocukların sokaktaki risklerden uzak kalmasını sağlarken, tatil dönemini akranlarıyla birlikte verimli ve sosyalleşerek geçirmelerine zemin hazırlıyor.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ TATİLDE DE SEKTEYE UĞRUYOR
Uzmanlar, ailelerin sosyo-ekonomik düzeyine göre şekillenen bu tablonun, çocuklar arasındaki fırsat eşitliği makasını tatil döneminde de açık tuttuğuna dikkat çekiyor. Maddi imkan yetersizliği nedeniyle nitelikli yaz aktivitelerine erişemeyen çocukların pedagojik gelişim süreçlerinin olumsuz etkilenebildiği belirtilirken; devlet okullarının, MEB ve TÜBİTAK gibi kurumların sunduğu ücretsiz bilim akademileri ile yaz kamplarının saha yaygınlığının artırılması gerektiği vurgulanıyor.