SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Enerji depolamada bankaların baktığı yeni kriterler

Haber görseli

Avrupa genelinde batarya depolama sistemleri (BESS), daralan kar marjları ve karmaşık finansman yapıları nedeniyle yeni bir risk yönetimi sürecine girdi. Projelerin başarısı artık yalnızca teknik performansla değil, finansal risklerin ne ölçüde yönetilebildiğiyle değerlendiriliyor. Bu dönüşümde sigorta, ekipman korumasının ötesine geçerek projelerin finansman kabiliyetini destekleyen stratejik bir unsur haline geliyor.

SİGORTA BANKALAR İÇİN KRİTİK BİR GÜVENCEYE DÖNÜŞTÜ

Yeni dönemde sigorta, yatırımcılar ve kredi verenler açısından projelerin kredibilitesini koruyan temel araçlardan biri olarak ön plana çıkıyor. Özellikle inşaat öncesi ve işletme aşamalarında yaşanabilecek gelir kayıplarını kapsayan sigorta modelleri, projelerin sürdürülebilirliği için önemli bir güvence sağlıyor.

FİNANSAL RİSKLER NAKLİYE AŞAMASINDA BAŞLIYOR

Batarya depolama projelerinde finansal riskler, ekipmanların sahaya ulaşmasından önce başlıyor. Uzun mesafeli lojistik süreçlerinde yaşanabilecek olası kazalar, projelerin devreye alınmasını aylarca geciktirebiliyor. Bu gecikmeler, henüz gelir üretimi başlamadan borç servis yükünün artmasına ve maliyetlerin birikmesine sebep olabiliyor.

Bu nedenle geçmişte isteğe bağlı olarak değerlendirilen Kar Kaybı Sigortası (ALOP) ve Devreye Alma Gecikmesi (DSU) teminatları, günümüzde büyük ölçekli batarya depolama ve hibrit güneş enerjisi projeleri için standart hale gelmiş durumda.

İNŞAAT VE TEST SÜREÇLERİ EN KRİTİK EVRE

İnşaat ve test aşamaları, teknik ve finansal risklerin en yoğun şekilde kesiştiği dönemler olarak ön plana çıkıyor. Yangınlar, kurulum kazaları veya test sürecinde yaşanan arızalar, şebeke bağlantısını geciktirerek yatırım planlarını olumsuz etkileyebiliyor.

Geleneksel sigorta poliçelerinin çoğu bu aşamaları sınırlı şekilde kapsarken, yeni nesil sigorta yaklaşımları kurulumdan işletmeye kadar tüm süreci kapsayan bütüncül bir koruma sunuyor. Bu yaklaşım, sigortayı hasar sonrası devreye giren bir mekanizma olmaktan çıkararak finansal dengeleyici bir araç haline getiriyor.

İŞLETME AŞAMASINDA GELİR MODELLERİ ÖN PLANDA

Projeler işletme aşamasına geçtiğinde, standart iş durması sigortalarının batarya depolama sistemlerinin karmaşık gelir yapısını karşılamakta yetersiz kaldığı belirtiliyor. Projeye özgü gelir modellerine uygun şekilde yapılandırılan teminatlar, toplam geliri koruma altına alarak yatırımcı güvenini artırıyor.

Ayrıca batarya tedarikçisi seçimi, konteyner yerleşimi ve tasarım kararlarının sigorta maliyetleri ve kapsamı üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtiliyor. Uzmanların sürece erken dahil edilmesi, teknik risklerin erken aşamada tespit edilmesini sağlayarak daha uygun finansman koşullarının önünü açıyor.

BATARYA DEPOLAMA SİSTEMLERİ FİNANSAL VARLIK

Avrupa’da batarya depolama sistemleri, teknik bir enerji çözümü olmaktan çıkarak finansal bir varlık sınıfına dönüşmüş durumda. 2025 yılında yalnızca REIB tarafından sigortalanan 8 GWh’lik kapasite, sektörün ulaştığı ölçeği ve gelir odaklı risk yönetiminin önemini ortaya koyuyor.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE FİNANSAL RİSK YÖNETİMİ BELİRLEYİCİ

Enerji dönüşümünün hızlandığı Avrupa’da, finansal riskleri yönetmek artık bir tercih değil, projelerin hayata geçebilmesi için temel bir gereklilik olarak değerlendiriliyor. Gelir modellerine uyumlu sigorta stratejileri, hangi batarya depolama projelerinin ilerleyebileceğini ve hangilerinin finansman aşamasında eleneceğini belirleyen ana faktörlerden biri halini alıyor.

Haber Merkezi

Küfür, hakaret ve spam yayınlanmaz.