Küresel nükleer enerji kapasitesinin 2050 yılına kadar mevcut seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 260 artışla 1446 gigavata ulaşabileceği öngörülüyor. Bu projeksiyon, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantıları kapsamında yayımlanan raporda yer aldı.
KÜRESEL KAPASİTE 400 GİGAVAT SEVİYESİNDE
Dünya Nükleer Birliği (WNA) tarafından açıklanan Dünya Nükleer Görünümü Raporu’na göre, halihazırda 31 ülkede toplam yaklaşık 400 gigavat nükleer enerji kapasitesi bulunuyor. Bu kapasite, küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 9’unu karşılıyor.
DÜŞÜK KARBONLU ELEKTRİĞİN YÜZDE 20’Sİ NÜKLEERDEN
Raporda, nükleer enerjinin dünya genelindeki düşük karbonlu elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğu vurgulandı. Bu durum, nükleer enerjinin iklim hedefleri açısından stratejik rolünü ortaya koyuyor.
2030’A KADAR 502 GİGAVAT HEDEFİ
Mevcut reaktörlerin büyük bölümünün faaliyetlerini sürdürmesi ve inşası devam eden reaktörlerin devreye alınmasıyla birlikte, küresel nükleer enerji kapasitesinin 2030 yılına kadar 502 gigavata yükselmesi tahmin ediliyor.
REAKTÖR ÖMRÜ UZATILACAK, KAPASİTE HIZLA ARTACAK
Hükümetlerin açıkladığı planlar doğrultusunda, mevcut reaktörlerin işletme ömrünün 80 yıla kadar uzatılması ve planlanan yeni santrallerin hayata geçirilmesiyle, küresel nükleer kapasitenin 2050’de 1446 gigavata ulaşacağı hesaplanıyor. Bu artış, 25 yıllık dönemde yaklaşık yüzde 260’lık büyümeye karşılık geliyor.
BEŞ ÜLKE 1000 GİGAVATLIK PAYA ULAŞABİLİR
Rapora göre, 2050’de ulaşılması öngörülen toplam kapasitenin yaklaşık 1000 gigavatlık bölümü, Çin, Fransa, Hindistan, Rusya ve ABD’deki nükleer santrallerden sağlanacak.
Söz konusu büyümenin, hükümetlerin Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP28 kapsamında açıkladığı nükleer kapasite artış hedeflerinin de ötesine geçtiği vurgulandı.
“HEDEFLERİN GERÇEĞE DÖNÜŞMESİ İÇİN ORTAK HAREKET GEREKİYOR”
Sama Bilbao y Leon, rapora ilişkin değerlendirmesinde hükümetlerin nükleer enerji konusunda iddialı hedefler ortaya koyduğunu belirterek, bu hedeflerin hayata geçirilmesi için kamu, özel sektör, finans kuruluşları ve sivil toplumun birlikte ve zamanında harekete geçmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bilbao y Leon, bu sürecin küresel ölçekte uygun fiyatlı, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji arzı için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
Haber Merkezi