Ankara’da yaşanan su sıkıntısı kamuoyunda tartışılırken, Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, sorunun tek bir kuruma indirgenemeyeceğini söyledi. Yıldız, “Ankara, şiddetli kurak geçen bir dönemin sonunda Kızılırmak-Kesikköprü Barajı dışındaki su kaynaklarında yaşanan azalma nedeniyle kısıtlı su programına geçmek zorunda kaldı” diyerek, yaşanan krizin arka planında hem iklim koşullarının hem de uzun süredir biriken yapısal sorunların bulunduğunu ifade etti.
“BU SORUNU SADECE KURAKLIK "DEĞERLENDİRMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Kuraklığın etkili olduğunu ancak tek başına belirleyici olmadığını vurgulayan Yıldız, “Ankara’nın yaşadığı bu su sorununu sadece şiddetli bir kuraklık sorunu olarak değerlendirmek mümkün değil. Bu aynı zamanda bugüne kadar biriken sorunların Ankara özelinde ortaya çıkmasıdır” dedi. Yıldız, su yönetiminin yalnızca teknik bir mesele olarak ele alınamayacağını, planlama ve yönetim boyutunun da en az kuraklık kadar önemli olduğunu dile getirdi.
ÇAMLIDERE VE GEREDE SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ
Ankara’nın geçmişte benzer kurak dönemleri daha az sorunla atlattığını hatırlatan Yıldız, Gerede ve Çamlıdere Sistemi’ne dikkat çekti. “Ankara’nın kurak dönemlerini sıkıntısız atlatabilmesi için Gerede ve Çamlıdere Sistemi planlanıp uygulanmıştı. Ancak Çamlıdere Barajı maalesef dolmadı ve Ankara’nın kuraklığa karşı su direnci azaldı” diyen Yıldız, mevcut altyapının beklenen katkıyı sağlayamadığını belirtti. Sistemin verimliliğini artırmaya yönelik çalışmaların ise kuraklık başlamadan önce tamamlanamamasının süreci daha da zorlaştırdığını söyledi.
“KURUMLAR BİRBİRİNİ SUÇLUYOR AMA SORUN ÇÖZÜLMÜYOR”
ASKİ ile DSİ arasındaki tartışmalara da değinen Yıldız, kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin krizi derinleştirdiğini ifade etti. “Bugün ilgili kurumlar birbirlerine sorumluluklarını hatırlatarak açıklamalar yapıyor. Bu açıklamalar, kurumlar arası koordinasyonun ne kadar eksik olduğunu açıkça ortaya koyuyor” diyen Yıldız, yetki karmaşasının karar alma ve uygulama süreçlerini yavaşlattığını vurguladı. Yıldız’a göre, ilave su projelerinin gecikmesi nedeniyle tarafların birbirini sorumlu tutmasının pratikte bir anlamı bulunmuyor.
2054 MASTER PLANI VE DSİ VURGUSU
Ankara 2054 Su Master Planı’nda Sarıyer Barajı ve Kesikköprü-Kızılırmak Projesi gibi ilave su kaynaklarının öngörüldüğünü hatırlatan Yıldız, bu projelerin hayata geçirilmesinde DSİ’nin rolüne dikkat çekti. “Ankara’nın su sorununu ekonomik, ekolojik ve sosyal olarak sürdürülebilir biçimde çözebilmek için DSİ Genel Müdürlüğü’nün daha fazla katkı vermesi gerekiyor” dedi. Belediyelerin su ve kanalizasyon idarelerinin bu yükün altından tek başına kalkmakta zorlandığını belirten Yıldız, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında daha güçlü bir iş birliğinin şart olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: Haber Merkezi