Enerji depolama sistemlerinde yaygın kabul gören “bataryalar dört saatten fazla enerji depolayamaz” algısının, teknik bir yetersizlikten değil ekonomik gerçeklerden kaynaklandığı ifade ediliyor. Lityum iyon bataryalar, teknik olarak enerjiyi aylarca muhafaza edebilse de yatırım maliyetlerinin geri dönüşü, bu enerjinin sık aralıklarla kullanılmasıyla mümkün oluyor.
TEKNİK KAPASİTE VAR, EKONOMİK SINIRLAR BELİRLEYİCİ
Uzmanlara göre bataryaların başarısı, ne kadar süre enerji sakladıklarından ziyade, ömürleri boyunca kaç kilovatsaat enerji transfer edebildiklerine bağlı. Günlük şarj-deşarj döngüsüne sahip sistemlerde bataryalar ekonomik olarak verimli çalışırken, mevsimsel depolama gibi düşük kullanım senaryolarında birim enerji maliyeti hızla çıkıyor.
LFP BATARYALARDA MALİYET DÜŞTÜ, SORUN ÇÖZÜLMEDİ
Günümüzde lityum demir fosfat (LFP) bataryaların maliyeti kilovatsaat başına yaklaşık 100 dolar seviyesine kadar gerilemiş durumda. Bu bataryaların aylık deşarj oranları düşük olsa da, ekonomik fizibilite kullanım sıklığına bağlı kalıyor. Günlük kullanılan bir batarya sisteminde birim maliyet ciddi şekilde düşerken, ayda bir kullanılan sistemlerde maliyet sürdürülemez seviyelere çıkıyor.
MEVSİMSEL DEPOLAMA BATARYALAR İÇİN EKONOMİK RİSK TAŞIYOR
Özellikle yaz aylarında üretilen güneş enerjisinin kışın kullanılması amacıyla bataryalarda saklanması, sistemin yılda yalnızca bir kez tam kapasite kullanılması anlamını taşıyor. Bu durum, batarya yatırımının birim elektrik maliyetini keskin biçimde artırıyor ve ekonomik açıdan cazip olmaktan çıkarıyor.
ULAŞIM VE SANAYİDE BENZER EKONOMİK SINIRLAR
Batarya kullanımının ulaşım sektöründe de benzer sonuçlar doğurduğu ifade ediliyor. Kısa mesafede ve günlük sefer yapan feribotlar için bataryalar uygun bir çözüm sunarken, uzun süreli sefer yapan büyük yük gemilerinde batarya kullanımı düşük döngü sayısı nedeniyle maliyetleri artırıyor.
ALTERNATİF DEPOLAMA TEKNOLOJİLERİ BEKLENEN ÇIKIŞI YAPAMADI
Vanadyum akışlı bataryalar, kapasite ve güç ayrımı sunmasına rağmen yüksek elektrolit maliyetleri nedeniyle yaygınlaşmakta zorlanıyor. Demir-hava bataryaları ise düşük verimlilik ve yüksek kendi kendine deşarj oranları nedeniyle henüz ticari ölçekte güçlü bir alternatif oluşturamıyor. Hidrojen teknolojisi de düşük çevrim verimliliği ve yüksek altyapı maliyetleri sebebiyle mevsimsel depolamada sınırlı bir seçenek olarak görülüyor.
MEVCUT DOĞAL GAZ ALTYAPISI DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR
Enerji uzmanları, uzun süreli kesintiler ve rüzgarsız-karanlık dönemler için mevcut doğal gaz altyapısının biyogaz ve biyoyakıtlarla dönüştürülmesinin daha rasyonel bir çözüm sunduğunu ifade ediyor. Bu yaklaşımın, yeni ve yüksek maliyetli batarya parkları kurmadan, mevcut iletim altyapısını kullanarak acil durumlarda enerji güvenliğini sağlamaya olanak tanıdığı belirtiliyor.
SORUN DEPOLAMA SÜRESİ DEĞİL, EKONOMİK FİZİBİLİTE
Değerlendirmelere göre bataryalar enerjiyi uzun süre tutamadıkları için değil, bunu ekonomik olarak sürdürülebilir şekilde yapamadıkları için kısa süreli depolama çözümleri olarak ön plana çıkıyor. Bu nedenle bataryaların, enerji sistemlerinde kısa vadeli dengeleme ve günlük döngüler için temel rolünü korumaya devam edeceği öngörülüyor.
Haber Merkezi