DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, İran’daki protestolar ve Suriye’deki askeri operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demokrasinin İran için onurlu bir çıkış yolu olduğunu belirten Bakırhan, Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na asıl uymayanın Şam yönetimi olduğunu savundu.
"DEMOKRASİ, İRAN İÇİN BİR BEKA TEHDİDİ DEĞİL ÇIKIŞ YOLUDUR"
İran’daki gelişmelere değinen Bakırhan, esnaf, işçi, kadın ve gençlerin yüksek enflasyon, işsizlik ve ağır yaşam koşulları nedeniyle barışçıl biçimde itiraz ettiğini belirtti. Bakırhan, rejimin bu itirazlara cop, gözaltı ve idam tehdidiyle karşılık verdiğini ileri sürdü. Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu çok iyi bilinsin ki hiçbir iktidar kendi yurttaşlarının iradesine rağmen asla kalıcı olamaz. Ülkenin internetini, iletişimini komple keserek sessizlik karantinasına toplumu almakla sorunlar çözülmez. Şartelleri indirerek kimse meşruiyet üretemez. Ülkeyi açık hava hapishanesine çevirmekle de kimse sorunlarını çözemez. Demokrasi, İran için bir beka tehdidi değil, aksine bir onurlu çıkış yoludur. İran'ın ve Orta Doğu'nun geleceği, copların ve darağaçlarının gölgesinde asla kurulamaz."
SDG'YE YÖNELİK OPERASYONU ELEŞTİRDİ
Bakırhan, Suriye ordusu tarafından Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde YPG/SDG’ye yönelik gerçekleştirilen sınırlı askeri operasyonu eleştirdi. Operasyon sonrası 18-70 yaş arası kadın ve erkeklerin gözaltına alındığını, ancak nereye götürüldüklerinin bilinmediğini savundu. Bakırhan, bölgede acilen insani koridor açılması gerektiğini ve bu süreçte Birleşmiş Milletler’in rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
"10 MART MUTABAKATI'NA UYMAYAN ŞAM YÖNETİMİDİR"
Bakırhan, “10 Mart Mutabakatı’na SDG’nin değil Suriye rejiminin uymadığını” iddia ederek, Halep’te yaşananların sorumluluğunun Şam yönetimine ait olduğunu savundu:
"1 Nisan anlaşmasında SDG, Halep mahallelerindeki ağır silahlarını, silahlı militanlarını çekmedi mi? Buna rağmen eğer oraya saldırılıyorsa 10 Mart Mutabakatı'na uymayan Şam yönetiminin kendisidir, onu destekleyenlerdir, ona cevaz verenler, yol açanlardır."
"MADDE BAĞIMLISI SAYISI 15 MİLYONA YAKLAŞTI" İDDİASI
Bakırhan, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de madde bağımlısı sayısının 15 milyona yaklaştığını, uyuşturucu kullanım yaşının bazı araştırmalara göre 9’a kadar düştüğünü ileri sürdü. Uyuşturucu ve suç örgütlerinin ciddi bir toplumsal tehdit haline geldiğini belirtti.
Bakırhan, "Her gün onlarca anne bizi arıyor. Uyuşturucu, kumar, ekran bağımlılığı neredeyse her yere yayıldı. Bu çürümeden çeteler para kazanıyor. Sistem görmezden geliyor. Sonuçta yaşamlar dağılıyor, gelecekler kararıyor. Bu durum, toplumda yaşanan çöküşün en sarsıcı göstergelerinden birisidir" dedi.
"20 BİN LİRALIK EMEKLİ AYLIĞINI KABUL ETMİYORUZ"
En düşük emekli aylığının 20 bin lira olmasına yönelik düzenlemeyi eleştiren Bakırhan, bu rakamın temel ihtiyaçları karşılamaya yetmeyeceğini söyledi:
"Ekmek, simit, patates, makarna alsan bile yetmeyecek bir parayı öneriyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bunu reddediyoruz. Emekli yurttaşlarımızın, arkadaşlarımızın dün de bugün de yarın da yanında olacağımızı belirtiyoruz. Emekli kardeşim, sana reva görülen bu sefalet bir zorunluluk değil, iktidarın bir tercihidir."