Türkiye’de atık yönetimi ve atıktan enerji üretimi alanı, çevre güvenliği, iklim politikaları ve enerji arzı açısından stratejik bir noktaya geldi. Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Öner, Enerji Haber’e yaptığı özel değerlendirmelerde sektörün mevcut durumunu, riskleri ve çözüm önerilerini anlattı.
ATIKTAN ELEKTRİK ÜRETİMİ 355 MW SEVİYESİNDE
Öner’in verdiği bilgilere göre Türkiye’de atıklardan elektrik üretimi artık deneme aşamasını aşmış durumda. Halihazırda yaklaşık 355 megavat kurulu güce sahip 200’ün üzerinde atıktan enerji tesisi aktif olarak çalışıyor. Bu tesisler yıllık yaklaşık 3 milyar kilovatsaat elektrik üretiyor ve 1,2 milyon hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılıyor.
Atıktan enerjinin toplam elektrik üretimi içindeki payı yaklaşık yüzde 2 seviyesinde bulunurken, bu alanın yalnızca oranlar üzerinden değerlendirilmesinin eksik bir bakış açısı olduğunun altı çiziliyor.
ATIKTAN ENERJİ SADECE ELEKTRİK DEĞİL KAMUSAL HİZMET
Ali Rıza Öner, atıktan enerji tesislerinin yalnızca birer üretim tesisi olmadığını söyleyerek, bu yapıların aynı zamanda zorunlu, kesintisiz ve ertelenemez bir çevre ve halk sağlığı hizmeti sunduğunu belirtti. Bu tesislerin durmasının, şehirlerin atık bertaraf zincirinin bozulması anlamına geleceğine dikkat çekti.
METAN GAZI VE İKLİM ETKİSİ BAŞROLDE
Atıktan enerji tesislerinin en önemli çevresel katkılarından biri, düzenli depolama sahalarında açığa çıkan metan gazının kontrol altına alınması olarak ön plana çıkıyor. Metanın karbondioksite kıyasla yaklaşık 28 kat daha güçlü bir sera gazı olduğuna işaret eden Öner, Türkiye’de bu tesisler sayesinde yılda yaklaşık 600 bin ton CO₂ eşdeğeri sera gazı salımının önlendiğini kaydetti.
Bu kazanımın, Türkiye’nin iklim hedefleri ve uluslararası ticaretteki karbon düzenlemeleri açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
YEKDEM SÜRESİ DOLAN TESİSLER SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA
Sektörün bugün bir sürdürülebilirlik baskısı altında olduğunu belirten Öner, birçok tesisin 2010’lu yıllarda YEKDEM kapsamında devreye alındığını ve bu destek sürelerinin önemli ölçüde sona erdiğini belirtti. Artan işletme maliyetleri ve piyasa dalgalanmaları, yeni bir destek mekanizması olmadan tesislerin ekonomik bütünlüğünü zorlaştırıyor.
“BU TESİSLER KAR EDERSE ÇALIŞIR MANTIĞIYLA ELE ALINAMAZ”
Ali Rıza Öner’e göre atıktan enerji tesisleri ticari bir tercih değil, kamusal bir zorunluluk. Elektrik üretiminin durmasının ötesinde, tesislerin devre dışı kalması durumunda metan salımı, sızıntı suları ve çevresel risklerin hızla artacağı vurgulanıyor.
YEKDEM BENZERİ DESTEKLER BİR TEŞVİK DEĞİL GÜVENLİK
Ali Rıza Öner, YEKDEM veya benzeri kalıcı destek mekanizmalarının yalnızca yatırımcıyı değil; şehirleri, çevreyi ve halk sağlığını koruyan bir istikrar ve güvenlik aracı olduğunu vurguladı. Ekonomik bütünlüğü bozulan tesislerin bakım ve teknoloji yatırımlarını sürdüremeyeceği ifade ediliyor.
KATI ATIK BERTARAFI BELEDİYELERİN ASLİ GÖREVİ
Katı atık bertaraf hizmetinin, yürürlükteki mevzuat kapsamında büyükşehir belediyelerinin devredilemez sorumluluğu olduğunu ifade eden Öner, bu tesisleri işleten şirketlerin kamu adına yetkilendirilmiş sözleşmeli yapılar olduğunu belirtti. Faaliyetin niteliğinin ticari değil, kamusal olduğunun altı çizildi.
SOKAK TOPLAYICILARI SİSTEM DIŞI KAYIBA SEBEP OLUYOR
Evsel ve geri dönüştürülebilir atıkların hukuken belediyelere ait olduğunu hatırlatan Öner, kayıt dışı sokak toplayıcılığı faaliyetlerinin kamu hizmetinin finansmanını zayıflattığını belirtti. Bu konunun belediyeler öncülüğünde kayıt altına alınarak çözülmesi gerektiği vurgulandı.
SIFIR ATIKTA KAYNAĞINDA AYRIŞTIRMA VURGUSU
Sıfır Atık uygulamasının toplumsal farkındalık açısından önemli bir adım olduğu vurgulanırken, gerçek başarının kaynağında ikili toplama sistemi ile mümkün olacağı belirtildi. Organik ve kuru atıkların ayrılmaması durumunda geri dönüşüm kalitesinin ciddi şekilde düştüğü kaydedildi.
DEPOZİTO SİSTEMİNDE CAM ÖN PLANDA
Cam ambalajların geri dönüşüm açısından en kayıpsız malzeme olduğunun altını çizen Öner, depozito sisteminin özellikle cam üzerinden hayata geçirilmesinin düzenli depolama sahalarına giden atık miktarını azaltacağını belirtti.
TÜRKİYE İÇİN ÜÇ KRİTİK ADIM
Ali Rıza Öner’e göre Türkiye’nin atık yönetimi ve atıktan enerji alanında önünde duran üç önemli başlık bulunuyor:
-
Atıkların kaynağında ayrıştırılması,
-
Atıktan enerji ve bertaraf tesislerinin sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması,
-
Biyometan mevzuatının netleştirilerek yürürlüğe alınması.
Bu adımların birlikte atılması halinde Türkiye’nin döngüsel ekonomiyle uyumlu, düşük karbonlu ve enerji arz güvenliğini güçlendiren bir yapıya kavuşacağı değerlendiriliyor.
Haber Merkezi: Beyza Kum