Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, aralarında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin de bulunduğu çok sayıda uluslararası iklim kuruluşundan çekilme kararı aldı. Karar, Beyaz Saray tarafından yayımlanan başkanlık memorandumu ile resmileşti.
“ABD ÇIKARLARIYLA ÇELİŞİYOR”
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, söz konusu uluslararası kuruluşların faaliyetlerinin “ABD çıkarlarıyla örtüşmediği” gerekçesiyle bu adımın atıldığı belirtildi. Çekilme sürecinin, mevcut yasaların izin verdiği ölçüde bu kuruluşlara sağlanan finansmanın kesilmesini ve resmi katılımın sonlandırılmasını kapsadığı belirtildi.
LİSTEDE BİRDEN FAZLA ULUSLARARASI YAPI YER ALIYOR
Çekilme kararı yalnızca iklim odaklı kurumlarla sınırlı kalmadı. Uluslararası Güneş İttifakı başta olmak üzere, güvenlik ve insani yardım alanlarında faaliyet gösteren çeşitli uluslararası yapılar da karar kapsamına alındı. Bu adım, ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesiyle başlayan izolasyonist dış politika yaklaşımının devamı olarak değerlendiriliyor.
GÜNEŞ ENERJİSİ PİYASASINDA BELİRSİZLİK
Sektör temsilcileri, yeni ticaret politikaları ve iç siyasi belirsizliklerin ABD güneş enerjisi piyasasında yavaşlamaya yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ticari kuruluşlara göre, yaklaşık 116 gigavat kapasiteli güneş enerjisi projesi siyasi belirsizlik nedeniyle bekleme sürecine girmiş durumda.
YENİLENEBİLİR ENERJİYİ ARTIK SADECE POLİTİKA BELİRLEMİYOR
Uzmanlar, Kuzey Amerika’da politika kaynaklı risklerin enerji tedarik anlaşmalarının maliyetini artırabildiğini ancak yenilenebilir enerji pazarının itici gücünün artık yalnızca devlet taahhütleri olmadığının altını çiziyor. Veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, enerji depolama teknolojilerindeki gelişmeler ve özel sektörün kendi sürdürülebilirlik hedefleri, piyasadaki dinamizmi koruyan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
KÜRESEL GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMLARI HIZ KESMİYOR
Küresel ölçekte bakıldığında, güneş paneli yatırımları hem yatırım tutarı hem de kurulu güç açısından geleneksel enerji kaynaklarını geride bırakmaya başladı. IRENA verilerine göre, yalnızca 2024 yılında güneş enerjisi sektörüne 54 milyar dolarlık yatırım yapıldı.
YENİLENEBİLİR KURULUMLAR ELEKTRİK TALEBİNİN ÖNÜNDE
2012 yılından bu yana küresel yenilenebilir enerji kurulumlarının, toplam elektrik üretimi artış hızının yaklaşık iki katı oranında büyüme kaydettiği belirtiliyor. Bu büyümede, uluslararası iklim taahhütlerinin yanı sıra güneş enerjisinin hızla düşen maliyetlerinin de belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor.
NET SIFIR HEDEFLERİ İÇİN TEMPO YETERSİZ KALABİLİR
IRENA, COP28’de üzerinde uzlaşılan hedeflere ulaşılabilmesi için yenilenebilir enerji kurulum hızının mevcut seviyelerin üzerine çıkması gerektiğini vurguluyor. Mevcut artış hızının, 2030 ve 2050 net sıfır hedeflerini yakalamakta yetersiz kalabileceği uyarısı yapılıyor.
ABD’NİN ÇEKİLMESİ SÜRECİ DURDURMUYOR
Uzman değerlendirmelerine göre, ABD’nin uluslararası iklim platformlarından çekilmesi küresel enerji dönüşümünü hızlandırmayacak olsa da, ekonomik gerçekler nedeniyle süreci tamamen durdurması da beklenmiyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının, küresel ölçekte maliyet avantajı ve piyasa talepleri doğrultusunda büyümeye devam edeceği düşünülüyor.
Haber Merkezi