2032 yılında Ay’a çarpma ihtimali bulunan 2024 YR4 adlı asteroit, uzay ajansları ve bilim çevrelerinin gündemine girdi. Dünya için herhangi bir tehdit oluşturmadığı açıklanan gök cismiyle ilgili olası çarpışma senaryoları, hem bilimsel merak hem de teknik önlem tartışmalarını beraberinde getirdi.
ÇARPMA OLASILIĞI YÜZDE 4 OLARAK HESAPLANDI
Yaklaşık 60 metre çapındaki 2024 YR4 asteroidinin, 2032 yılında Ay’a çarpma olasılığı yüzde 4 seviyesinde hesaplanıyor. Bu ihtimal düşük görünse de, Ay ölçeğinde önemli sonuçlar doğurabileceği için yakından takip ediliyor. Uzmanlar, asteroidin Dünya açısından risk oluşturmadığını özellikle vurguluyor.
AY YÜZEYİNDE YENİ BİR KRATER OLUŞABİLİR
Olası bir çarpışma halinde, Ay yüzeyinde yaklaşık 1 kilometre genişliğinde yeni bir kraterin oluşması bekleniyor. Bilim insanlarına göre bu durum yalnızca görsel açıdan dikkat çekici bir olay olmayacak, aynı zamanda Ay’ın jeolojik yapısına dair önemli veriler sunacak.
Çarpışmanın, Pasifik bölgesinden çıplak gözle izlenebilecek kadar parlak bir doğa olayı yaratabileceği belirtiliyor.
AY, DOĞAL BİR LABORATUVARA DÖNÜŞEBİLİR
Uzmanlar, çarpışma sırasında oluşacak sismik dalgaların Ay’ın derin katmanlarına yayılacağını ve bunun eşsiz bir “doğal deney” fırsatı sunacağını ifade ediyor. Yaklaşık 5.0 büyüklüğünde bir sarsıntının, Ay’ın çekirdek yapısı ve iç katmanlarına ilişkin bugüne kadar yanıtlanamayan sorulara ışık tutabileceği değerlendiriliyor.
JAMES WEBB ÇARPIŞMA SONRASINI İZLEYEBİLİR
Gelişmiş gözlem sistemleri, özellikle James Webb Uzay Teleskobu, çarpışma sonrası oluşacak eriyik havuzunun soğuma sürecini takip edebilir. Bu gözlemlerin, krater oluşum mekanizmaları ve gök cisimlerinin yüzey evrimi hakkında kritik bilimsel veriler sağlayacağı belirtiliyor.
AY’DAN KOPACAK ENKAZ DÜNYA YÖRÜNGESİNİ ETKİLEYEBİLİR
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer risk ise çarpışma sonrası Ay yüzeyinden kopacak toz ve kaya parçalarının Dünya yörüngesine yönelme ihtimali. Yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 400 kilogramlık enkazın yörüngeye girmesi, özellikle haberleşme ve navigasyon uyduları için risk oluşturabilir.
KESSLER SENDROMU ENDİŞESİ GÜNDEMDE
Bu enkazın, zincirleme çarpışmalarla uzayda yoğun bir enkaz alanı oluşmasına yol açabilecek Kessler Sendromu benzeri bir süreci tetikleyebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, atmosfere giren parçaların saatte 20 milyona ulaşabilecek meteor yağmuruna neden olabileceği ve bunun nadir görülen bir görsel şölen sunacağı da ifade ediliyor.
UZAY AJANSLARI ROTA SAPTIRMA SEÇENEĞİNİ DEĞERLENDİRİYOR
Olası riskler nedeniyle bazı uzay ajanslarının, asteroidin rotasını değiştirmeye yönelik saptırma misyonlarını değerlendirmeye başlayabileceği belirtiliyor. 2024 YR4’ün 2028 yılındaki yakın geçişi sırasında yapılacak hassas gözlemlerin, böyle bir müdahalenin gerekli olup olmayacağını netleştireceği kaydediliyor.